Marvel’ın Son Bombası The Punisher’ı Bizlere Sevdiren 7 Ayrıntı!

0

Marvel-Netflix ortaklığının son ürünü The Punisher’ın izleyicide bıraktığı etki gerçekten muazzam düzeyde oldu. “Rüzgar gibi geçti!“, “Tadı damağımızda kaldı!” gibi deyimleri rahatlıkla bu seri için kullanabilmekteyiz. IMDb’ye girişi 9.5 gibi yok artık cinsi bir puan olan dizinin 28 Kasım 2017 itibariyle güncel puanı tam olarak 9.0! Peki The Punisher izleyiciyi bu denli nasıl etkileyebildi? Daredevil sonrası yalpalanmaya başlayan MCU’nun televizyon ayağı nasıl şaha kalktı? Bu tür sorulara 7 ayrıntı üzerinden yanıt vermeye çalışacağız.

2000’li yılların sonlarına doğru yeni bir yapılanma içerisine giren Marvel Studios, 2008 yılı içinde önce Iron Man sonrasında ise The Incredible Hulk filmleriyle sinematik evreninin Big Bang’ini gerçekleştirdi. Captain America, Thor ve Avengers odaklı ardı ardına gelen filmlerin de başarıya ulaşması sonucunda sinemanın hasılat rekortmenliği stüdyonun eline geçti. Dur durak bilmeyen çalışmaların meyvesini toplama zamanıydı. Ancak sinemanın yanında bir de popülerliğini hiçbir zaman kaybetmeyecek bir sektör daha bulunuyordu: Televizyon!

Öncelikle ABC ile ortaklık anlaşmasına varan stüdyo, Agent Carter ve Agents of Shield’ın yapımcılıklarını üstlendi. Sinema evrenindeki filmlerin prodüksiyon ekibinde yer alan birçok önemli isim aynı zamanda dizilerde de çalıştı. ABC’den sonra asıl bomba Netflix anlaşmasıyla patladı. Agent Carter ve AoS doğrudan MCU’nun hikaye örgüsüne bağlıydı. Peki çizgiroman diyarının pek sevilen diğer karakterleri? Buradaki hikaye Hell’s Kitchen üzerine inşa edilecekti. MCU’nun içinde yer alacak Netflix dizileri doğrudan olmasa da evrenin içindeki dişliler olacaktı. Daredevil, Jessica Jones, Luke Cage ve Iron Fist‘le birlikte The Defenders oluşturuldu. Puzzle’ın eksik kalan parçası olarak düşünülen bir başka proje, aslında puzzle’ın kendisi olmayı başaracaktı!

Daredevil Faktörü

The Punisher daredevil

The Punisher dizisi beğeni toplamayı başardıysa en önemli faktörlerden biri Daredevil ekibidir. İkinci sezonda Frank Castle’ın hikayesi işlenirken aslında Punisher’ın ilk sezonu izler gibiydik. Bizlere ilk sezon adıyla verilen seri aslında bir devam projesi. Ve Frank’in bütün hatlarıyla işlenen öfke odaklı vahşetine hazırlıklıydık.

Jon Bernthal Etkisi

Punish them frank

Kendisi son dönemde giderek yükselen bir popülariteye sahip. The Walking Dead’teki Shane karakteriyle adeta döktüren oyuncuyu daha sonra birçok filmde izleme fırsatı bulmuştuk. Kendisinin boyunu canlandırdığı Castle karakterini için kısa bulanlar veya kas yığını olmaması eleştirenler de yok değil. Bunlar fiziksel gerçekler. Ancak bir başka gerçek var ki bütün her şeyin önüne geçiyor: Jon Bernthal bu karakter için psikolojik yansıtma bakımından biçilmiş kaftan.

Dozunda Drama

Dizideki hikaye örgüsünün olaylara bağlanışı usta işiydi. Buradaki en kayda değer noktaysa dram etkeni. Çünkü Frank’in Punisher evrimine geçişini sağlayan tek bağlantı karşı konulamaz derinlikteki intikam arzusu. Arzunun dayanağını ailesinin katledilmesine bağlarsak, kendisinin gerçekleştirdiği duygusal sıçramalar gerekliydi. Özellikle Frank-Maria sahnelerinin her biri büyük titizlikle hazırlanmış. Karakterin intikam odaklılığını gerçek anlamda hissetmemizi sağlayan karelerdi. Birçok kişi düşünmüştür: Onun yerinde ben olsaydım ne yapardım?

Karakterlerin Etkileşimi

Çoğu dizinin başarılı olamamasının nedeni karakterler ve birbirleri arasındaki etkileşimin zayıf kalmasından kaynaklanır. Çok iyi oyuncular veya yapımcıların o proje içinde bulunması tek başına yetmez. Ancak Punisher’da böyle bir durum kesinlikle yoktu. Oyunculara değinmeden önce karakter etkileşimlerinden bahsedelim. Her bir karakterin yaptığı şeyleri neden yaptığını anlatabilecek düzeyde öyküleri var. Castle’ı ayrı bir kefeye koyarsak; Billy Russo’nun yalnızlığı ve bu yalnızlığın tetiklediği bir güç arzusu vardı. Dinah Madani sadece idealist bir dedektif değildi. Her ne kadar Amerikalı’yım dese de Ortadoğu kökenli olduğu için öz coğrafyasında yapılan yanlışların sorumlularını cezalandırmayı istiyordu. David Lieberman vergisini ödediği devlet tarafından ihanete uğramış, gerçekler uğruna ailesinden uzakta sefil ve tek başına, gizlenerek yaşamak zorundaydı. Frank’e olan ihtiyacını açıkça belirtmekten de çekinmiyordu. Lewis Walcott’un askerliği bitmemişti. Ülkesine verdiği hizmetin karşılığını saygı olarak alamamıştı. Oysa ki sadece biraz minnet bekliyordu. Bu olağan duygunun Walcott’ı bir anda kitlesel bir katil haline getirmesi de bir o kadar olağandı! Diğer karakterleri detaylı olarak incelediğinizde her birinin benzer hikayeleri ve benzer tetikleyicileri olduğunu göreceksiniz.

Doğru Cast Seçimi

punisher cast

İtiraf edelim, dizi başlamadan önce oyuncu kadrosunu inceleyen hemen hemen herkes biraz şüpheye düşmüştür. Ben Barnes haricindeki bütün isimler büyük bir soru işareti gibiydi. Evet, haksız çıktık. Dinah karakterini canlandıran Amber Rose Revah ve David karakterini canlandıran Ebon Moss-Bachrach resmen seviye atladı. İki oyuncu da canlandıracakları karakterleri çok iyi analiz etmiş. Ben Barnes ise tek kelimeyle olağanüstü bir Villain olmuş. Bu oyunculara ek olarak Daniel Webber’ın yansıttığı psikolojiyi fazlasıyla etkileyici bulduğumu söylemek isterim. Bu dört ismi ileride önemli projelerin içinde görme olasılığımız yüksek.

Punisher Çizgiroman Unsuru

logo punisher

Eğer bir uyarlama söz konusuysa, uyarlanan esere bağlılık esastır. Bu bağlılığın dozajını ayarlamak yazar kadrosunun işi. Punisher’da izlediğimiz Micro ve Billy Russo karakterleri çizgiromanda vardı. Hatta Billy Russo’nun evrim basamağını çıktıktan sonra alacağı yeni ismi Jigsaw olacak.

Kan ve Ötesi

MCU’nun sinema alanındaki en büyük eksikliğinin sert ve karanlık karakter yansımalarını kullanmaması olarak görebiliriz. Bu fikre katılan pek çok kişi var. Son olarak Thor Ragnarok’ta izlediğimiz şeyin ne olduğunu henüz anlayabilmiş değiliz. Ancak Netflix tarafında işler farklı yürüyor. Daredevil’da yansıtılan karanlık taraflar o kadar iyi işlenmişti ki herkes bu duruma şaşırmıştı. Doğal olarak Frank Castle’ı konu alacak olan dizide bu tarafların daha keskin işlenmesi gerekirdi. Ve Netflix bu işi beklenenden çok daha iyi gerçekleştirdi. Dövüş ve çatışma sahnelerinin çekimleri harikaydı, ancak sertlik ve vahşet dozajının seviye seviye yükseltilmesi daha harikaydı! Frank’in karakter tanımını saf öfke ile anlatacaksak, bu anlatımının görselinde öfke betimlemesinin kan ile yapılması gerekecekti.

 Not: Punisher dizi tanıtımına göz atmak isterseniz buraya tıklayarak içeriğe ulaşabilirsiniz.

Share.

About Author

listemedya.com kurucusu. 1990 model. sinema ve yabancı dizi hayranı. kitaplarla arası iyi.

Leave A Reply